Yükleniyor

Genel sağlık durumu operasyona engel teşkil etmeyen saç
dökülmesinin kalıcı olduğu donör bölgesinde yeteri kadar saç
bulunan erkek ya da kadın herkese saç ekimi yapılabilmektedir.
Erken yaşlarda saç ekimi tedavisini tercih etmemekteyiz.

Sağlık Bakanlığı’nca onaylı hastaneler, tıp merkezleri ve bazı tip
polikliniklerde olmak üzere, yönetmeliklerle belirlenmiş bazı özel
şartları sağlamış operasyon odalarında yapılır

Saç ekim operasyonu ortalama 6 ile 8 saat arasında sürebilmektedir.

Bu süre ekilecek greft sayısıyla direkt ilişkilidir.

Saç ekimi operasyonlarında greftler ense bölgesinden alındığı için
bu saçların dökülmesi beklenmez çünkü ense bölgesindeki saçlar
genetik olarak dökülmeye en dirençli saç follikülleridir.

Yeni geliştirilen sistemlerle saç ekimi operasyonları ağrısız bir
şekilde gerçekleştirilebilmektedir.

Saç ekiminde en çok tercih edilen bölge ense bölgesidir. Bunun

yetersiz kaldığı durumlarda göğüs ve sakal bölgesinden de alım

yapılabilir.

Alınan greftlerin yerine tekrar saç çıkmaz ancak FUE yöntemiyle

aralıklı olarak saç alındığı için geride kalan saçlar uzayarak alım

yapılan bölgeleri kapatır. Doğal görünüm bozulmaz.

Saç ekimi operasyonlarında riskleri dolayısıyla genel anestezi tercih
edilmez. Lokal anesteziyle süreç yürütülür. Bu da iğneyle yada
iğnesiz olarak anestezik ilacın cilde uygulanmasıyla gerçekleştirilir.
son yıllarda hastaların konfor beklentilerinin artmasıyla iğnesiz
dolayısıyla ağrısız lokal anestezi daha yaygın şekilde kullanılmaya
başlanmıştır.

DHI bir ekim yöntemidir.Alınan greftler ucunda iğne olan kaleme

benzeyen aletlere teker teker yerleştirilir. Ardından bu kalemler

vasıtasıyla greftler ekim bölgesine yerleştirilir.Avantajı saçı

traşlamaya ya da ekim öncesi kanal açma işlemine gerek

duyulmaması ve daha sık ekim yapılabilmesidir. Dezavantajı ise

kullanılan materyalin pahalılığı ve harcanan iş gücünün maliyetidir.

FUE saç ekim tekniğiyle toplanan saç köklerinin ayıklanarak ekime
hazır hale gelene kadar PRP ile desteklenmiş özel solüsyonlarda
bekletilmesidir. PRP ile saç köklerinin canlılığını koruması ve bu
süreçte beslenmesi hedeflenmektedir. PRP işlemi saç ekimi
operasyonundan belirli bir süre sonra da yapılabilmektedir.

Saç ekimi operasyonu öncesinde kişinin sigara içmemesi tavsiye

edilmektedir. Saç ekimi operasyon günü doktorunun bilgisi dışında

vitamin aspirin ya da ağrı kesici dahil olmak üzere herhangi bir ilaç

kullanılmamalıdır. Operasyon öncesi ve esnasında hafif yiyecekler

tercih edilmelidir.

Saç ekimi öncesinde saç analizi ve saç muayenesi yapılan kişiden

numune kan alınarak herhangi bir hastalığa sahip olup olmadığının anlaşılabilmesi için tetkike gönderilir. Saç muayenesi ve analizi

sayesinde saç dökülmesi çeşidi ve sebebi anlaşılan kişi kan testleri

sonucunda saç ekimine engel olabilecek herhangi bir hastalığa

sahip değilse saç ekimi planlanması ve saç ekimi operasyonu için

gün belirlenir.

Saç ekimi operasyonu öncesi genellikle saçlar traş edilmektedir. Bu

durum operasyonun daha kolay ve rahat geçmesini sağlamak

açısından önemlidir ancak özel bazı durumlarda saçlar kesilmeden

de saç ekimi operasyonu yapılabilmektedir. Saçların kesilmeden saç

ekimi yapılması operasyon süresini uzatmaktadır.

Hayır. Saç ekimi öncesinde doktorunuzun saçlarınızın doğal halini

görmesi gerekebilmektedir. Saç ekimi operasyonları için yapılan saç

kesimleri saç ekim merkezleri tarafından yapılmaktadır

İleri derecede kalp hastalığına sahip olan, HIV pozitif virüsü taşıyan

ve hepatit C hastalığı olan kişilerde saç ekimi operasyonları

yaptırılması uygun görülmemektedir. Bu hastalıklara sahip kişilerde

öncelikle kendi sağlıkları daha sonrasında da saç ekim ekibinin

sağlığı açısından saç ekimi operasyonları riskli görülmektedir.

İnce telli saçların saç açıklığını ve saç ekimi için kullanılacak donör
alanı kamufle etme olanağı daha düşüktür. İnce telli saçlara sahip
kişilere yapılacak saç ekimlerinde daha yoğun greft sayısı tercih
edilebilmekte bazı durumlarda ikinci bir operasyon uygun
görülebilmektedir ancak bunun haricinde ince telli saçlara sahip
kişilerin saç ektirmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Şeker hastalığına sahip olan kişiler bu hastalıkları kontrol altında
olduğu sürece saç ekimi yaptırabilirler. İlaç kullanan ve şeker düzeyi
normal seviyede olan kişiler için saç ekimi operasyonu öncesinde
kendi doktorlarıyla danışmak koşuluyla saç ekimi operasyonu
yaptırmalarında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Tansiyon hastalıklarına sahip kişilerin saç ekimi yaptırabilmesi için
ilk olarak tansiyon takibi yapan doktorunun onayı gerekmektedir.
Tansiyonu riskli seviyelerde olmayan kişilerde özellikle tansiyonun
tetiklediği kronik hastalıklar veya kalp hastalığı gibi hastalıkların
olmadığı durumlarda tansiyon hastalığına sahip kişilere saç ekimi
yapılabilmektedir. Özellikle yüksek tansiyona sahip kişilerin kan
dolaşımı daha güçlü olduğu için saç ekim operasyonu yaptırmak için
risk taşımıyorsa ekim sonuçlarının çok daha başarılı olduğu
görülmüştür.

Evet.Ancak bu bölgelerin doku(cilt) kalınlığı ve kan dolaşımı
potansiyeli gibi kriterler önem arz etmektedir .

Bölgesel olarak kırlaşmış saçlara sahip olan kişilerde saç ekimi

operasyonları kırlaşmış olan saçların yeni ekim yapılacak olan

bölgeye uyumlu bir şekilde dağıtılması gerekmektedir. Bu zorlu bir

işlem değildir ancak operasyon süresini bir miktar uzatabilir.

Başarılı bir saç ekimi operasyonunda %10’luk bir kök kaybı normal

sayılmaktadır. Ekim yapılacak alan gerekli olan saç kökü

planlanması bu kayıp göz önüne alınarak yapılır. Normal geçen

operasyonlarda ekim yapılan saç köklerinin büyük bir çoğunluğu

çıkmaktadır.

İçerisinde saç kökleri ve bir miktar deri bulunduran dokulara greft
denilmektedir. Greftlerin içerisinde tekli,ikili, üçlü ya da kişinin saç
yapısına göre çoklu gruplar halinde saç kökleri bulunabilmektedir.

Saç köklerinin toplanma ve ayıklanma aşamasında yapılan dizimler

sayesinde saç kökleri greftler halinde sayılmaktadır. Buradaki

sayma işlemi açılacak kanal ve buna göre ekilecek greft sayısını

belirlemede yardımcı amaçlıdır. Ancak bu aşamada sayılan saç

kökleri gelişme fazındaki olgun saç kökleridir. Aynı doku içerisinde

bulunan bekleme fazındaki saç hücreleri sayılamamaktadır.

Saç ekiminde greft içerisinde bir miktar saç kökü ve deri bulunan

doku parçalarına denir. Bir greftin içerisinde saçın kalitesine ve

yoğunluğuna göre tek bir saç kökü bulunabildiği gibi üçlü beşli

gruplar halinde de saç kökü olabilmektedir.

Tek bir seansta 4000-4500 civarında greft ekimi yapılabilmektedir.

Daha çoklu ekimler herhangi bir sorun ile karşılaşıldığında ikinci bir

ekimi etkileyecek şekilde donör bölgenin tükenmesine sebep olduğu

için tek seferde daha fazla greft ekimi yapılabilecek olsa da tavsiye

edilmemektedir.

Saç ekimi uygulaması her mevsim yapılabilecek olsa da en uygun

mevsim bahar ayları ve kış mevsimidir. Saç ekim sonrası güneş

ışığından olabildiğince korunmak gerekmektedir. Yaz aylarında

yapılacak saç ekim operasyonları sonrasında 1-2 ay boyunca deniz

aktiviteleri ve yüzmek yasaklanabilmektedir.

Saç mezoterapisi saç dökülmesini engellemek özellikle genetik

kaynaklı olan dökülmelerin yavaşlatılması veya durdurulması için

kullanılan içeriğinde saç için yararlı çeşitli vitaminlerin bulunduğu bir

bileşendir. Saç dökülmesi olan kişiler için ve saç ekimi operasyonu

sonrasında yeni ekilen saç köklerinin beslenmesi ve güçlenmesi için

uygulanabilir.

Saç mezoterapisi ince uçlu iğneler kullanılarak enjeksiyon

yöntemiyle yapılmaktadır. 3-5 dakika içerisinde biten mezoterapi

işlemi sırasında kişi enjeksiyon iğnesinin yaratacağı acıyı

hissedebilmektedir ancak kafa derisinin çok daha kalın ve güçlü

olan yapısı bu acının çok hafif olmasını sağlar.

PRP kişiden alınan bir tüp kanın, bir işlemden geçirilerek hücre

yenileyici özelliğe sahip trombositlerinin aktifleştirilmesi ve

trombositten zengin bu sıvının saç köklerine enjekte edilmesidir.

Saç dökülmesini engelleyen ve hücrelerin yenilenmesini sağlayan

PRP uygulaması 30 dakikada tamamlanır Prp’nin etkileri 6 ay

içerisinde kendini göstermeye başlar.

Saç ekimi yaptıracak olan kişiler için öncelikle saç ekimi planlaması

yapılamaktadır. Saç ekimi planlanması kişinin donör bölgesinden

alınabilecek en uygun miktardaki saç köklerinin kişinin saçlarındaki

açıklık olan bölgelere nasıl dağıtılacağının belirlenmesi işlemidir.

Kişiden kaç greft toplanacağı kişinin kelleşmiş bölgelerine bu

greftlerin ne ölçüde dağıtılacağı bu aşamada belirlenir.

Saç planlaması kişiden toplanan saç köklerinin en doğal ve en

uygun şekilde açıklık olan alana paylaştırılmasını sağlar. Saçların

nereye daha yoğun nereye daha seyrek olarak ekilmesi gerektiğine


ön saç çizgisinin nereden başlaması gerektiğine karar verilerek

kişinin yüz yapısına ve saçlarının ekim için sağladığı imkanlara en

uygun ve estetik saç dizaynının yakalanmasını sağlar.

Kişinin en çok görülen alanı olan ön saç çizgisi veya alın çizgisi saç

ekiminin kalitesini belirlemektedir. Ön saç çizgisine ekilecek olan

saç köklerinin açısı sıklığı ve yerleşim şekil saç ekiminin doğal

görünmesini sağlayan temel noktadır.

Saç ekimi operasyonları uzun soluklu operasyonlardır. Lokal

anestezi altında yapılan operasyonlar sebebiyle kişi operasyon

sürecini ağrısız ve uyanık olarak geçirir. Operasyon süresince sırt

üstü ve yüz üstü yatacak olan hasta dinlenme içerisindedir.

Uyuyabilir, müzik dinleyebilir, televizyon izlemek gibi yatarak

yapılabilecek kimi aktiviteleri yapabilir. Operasyona ara verildiği

zaman hastanın yemek yeme olanağı da vardır.

Sakal ve bıyık ekimi yüz bölgesindeki kıl köklerinde var olan

seyrekliğin giderilmesi amacıyla ense bölgesinden alınan kıllarla

yapılan kıl nakilleridir.

Bıyık ve sakal ekimi operasyonlarından dikkat edilmesi gereken en

önemli unsur saç ekimi operasyonu için açılacak olan kanalların boy

derinlik ve açılarının en iyi şekilde ayarlanmasıdır. Yüz bölgesinde

varolan sinir ve kas yapısının zedelenmemesi ve hassas bir deriye

sahip olan yüz bölgesinde istenmeyen izlerin ortaya çıkmaması için

sakal ve bıyık operasyonlarının çok daha hassas şartlarda

yapılması gerekmektedir.

Sakal ve bıyık ekimi sonrası ilk yıkama ile saç ekimi sonrası

yapılacak olan ilk yıkama arasında bir fark bulunmamaktadır.

Hassas bir şekilde yapılacak olan ilk yıkama için doktorun önerdiği

şampuan ve kremler tercih edilmelidir

Sakal ve bıyık ekimi operasyonları saç ekimine kıyasla çok daha

zahmetli ve emek gerektiren özel operasyonlardır. Yüz bölgesindeki

yoğun sinir ve kas sistemi içerisinde daha hassas bir çalışma

gerektiren sakal ve bıyık ekimi saç ekim operasyonlarına göre daha

yüksek ücretlere tabidir.

Saç ekim operasyonları sonrasında sadece saç köklerinin alındığı

donör alana pansuman yapılmaktadır. Saç ekimi sonrası ekim

yapılan alan açık bırakılmakta ve donör alan bandajlanmaktadır.

Saç ekim sonrası donör alanın bandajı doktorun tercihine göre bir

ya da iki gün sonra çıkartılmaktadır.

Saç ekimi operasyonundan 1 hafta sonra operasyon sırasında kafa

derisinde açılmış olan minik kanalların yarattığı yaralar büyük

çoğunlukla iyileşmiş olur. İlk haftanın sonrasında yapılan pansuman

ve ilk yıkama sonrası akut durum ortadan kalkmış olur.

Saç ekimi operasyonundan sonra kızarıklık ve kaşıntılar iyileşme

sürecinin bir parçasıdır. Kaşıma eylemi saç köklerine zarar verdiği

için tavsiye edilmemektedir. Saçları sık yıkamak kaşıntılı iyileşme

sürecinin çabuk atlatılmasına yardımcı olabilir. Kaşıntı için

yapılabilecek olan en uygun çözüm kaşıntı olan bölgeye avuç içi ile

sürtmeden dokunmaktır. Bu hareket kaşıntının azaltılması açısından

yardımcı olacaktır. Daha ciddi boyuttaki kaşıntılar için doktorlar

tarafından kaşıntı giderici sprey veya kremler önerilebilmektedir.

Saç ekimi operasyonu sonrasında alkol kullanımı ödeme sebep

olabileceği ve saç ekimi operasyonu sonrası antibiyotik ve bazı ağrı

kesici ilaçların kullanımı gerekeceği için ilk bir hafta boyunca

kesinlikle yasaktır.  Aynı zamanda alkol kullanımının iyileşme

sürecini olumsuz yönde etkileyebileceği de göz önüne alınmalıdır.

Saç ekimi operasyonları sonrasında doktorlar şişliklerin ve ağrıları

azaltılması ve çeşitli komplikasyonların önlenmesi için çeşitli ilaçlar

vermektedir. Özellikle doktorlar şişliklerin azaltılabilmesi için 3 gün

boyunca kullanılmak üzere kortizonlu bir ilaç tavsiye edebilmektedir.

Saç ekimi sonrasında en çok dikkat edilmesi gereken konu yeni

ekilen saç köklerinin darbe yada sürtünmeye maruz kalmamasıdır.

Uzun süre tozlu kumlu ya da rüzgarlı ortamda kalınması enfeksiyon

riskini arttırmakta ve greftlerin zarar görmesine sebep

olabilmektedir. Aşırı güneşli ortamlar da yeni ekilen saç köklerinin

çıkmasını etkileyebilmektedir. Böyle ortamlarda bulunması zorunlu

kişilerin kafalarını sıkmayan bir şapka ile ekim bölgesini koruması

gereklidir.

Saç ekim operasyonları mikro cerrahi operasyonlardır. Gelişen yeni

teknikler sayesinde saç ekim operasyonlarında oluşabilecek

komplikasyonlar en aza indirgenmiş olsa bile bir takım hafif düzeyli

riskler taşımaktadır.

Saç ekim operasyonlarında en sık karşılaşılan ve önlenebilir olan

komplikasyon kanamadır. Kanama durumu kişinin kan pıhtılaşma

hızı kontrol edilerek önlenebilir. Saç köklerinin gereğinden fazla

derine ekilmesi sebebiyle ortaya çıkan dermoid kistler bir diğer

önlemebilir risk grubuna girer. Bunların haricinde saçların yanlış

açıyla ekilmesi sebebiyle çim adam görünümü oluşması riski de söz

konusudur. Alanında tecrübe sahibi doktorlar tarafından yapılan saç

ekimlerinde alınan önlemler sayesinde bu riskler en aza indirgenmiş

olur.

Saç ekimi operasyonlarının saç toplama esnasında saç kökleri

çıkarıldığı için ve kanal açma aşamasında kafa derisi üzerine minik

delikler açıldığı için kanama olma durumu vardır ancak bunlar ufak

çaplı kanamalardır. Kişinin kanı üzerinde yapılan tetkiklerde gerekli

görüldüğünde kişinin kan pıhtılaşma hızını kontrol etmek üzere

ilaçlar verilebilir.

FUT tekniği ile yapılan saç ekimleri sonrasında görülen bu durum

FUE tekniği ile yapılan saç ekimlerinde yaşanmamaktadır. FUE

tekniği sonrasında özellikle ilk günler de hafif bir baş ağrısı ya da

bazı hastalarda zonklama şeklinde bir ağrı olabilmekte ancak bu

ağrılar kronik ağrılar değildir ve basit ağrı kesicilerle geçirilebilecek

seviyededir

Saç ekimi operasyonları micro cerrahi operasyonlardır ve her ne

kadar gelişen teknoloji sayesinde kesik olmadan yapılabiliyor olsalar

da saçların ekilebilmesi için toplu iğne başı kadar büyüklüğünde

kanallar açılarak yapılmaktadır. Bu kanalların ekim sonrasında

mikrop kapmaması ve herhangi bir komplikasyona sebep olmaması

için önlem olarak ilk bir hafta boyunca kullanılacak bir antibiyotik

uygun görülmektedir.

Saç ekimi operasyonu sonrasında özellikle ilk 10 gün boyunca yüz

ve göz çevresinde şişliklerin oluşmaması ve yeni ekilen saç

köklerinin herhangi bir sürtünmeye maruz kalarak zarar görmemesi

için yatış pozisyonuna dikkat edilmesi gerekmektedir. (Saç ekimi

hakkında sorular ve cevaplar)

Evet. Saç ekimi operasyonları sonrasında güneşten korunmak

gerekmektedir. Cilt için oldukça zararlı olan güneş ışınlarına uzun

süre maruz kalan yeni ekim alanlarındaki saç kökleri zarar

görebilmektedir. Kalıcı izlere de sebep olabilen güneş ışınları yeni

ekilen saç köklerinin çıkma oranını da azaltabilmektedir.

Saç ekimi operasyonları sonrasında özellikle ilk 3 gün sırt üstü yatılması tavsiye edilmektedir. Bu durum yüz bölgesinde şişliği önlediği gibi yeni ekilen saç köklerinin de zarar görme ihtimalini en aza indirir.

Saç ekimi operasyonu sonrasında özellikle ilk 7 gün boyunca sigara

içilmesi kesinlikle tavsiye edilmemektedir. Nargile ise kan dolaşımını

olumsuz yönde etkileyerek saç köklerinin beslenmesini engellediği

için 6 ay boyunca içilmemelidir. (Saç ekimi hakkında sorular ve

cevaplar)

Saç ekimi operasyonu için yapılan lokal anestezi özellikle yüz ve

göz yaptıran kişilerin özellikle ilk bir hafta boyunca cinsel ilişkiye

girmemeleri ve yoğun sportif aktivitelerde bulunmamaları

istenmektedir. Saç ekimi yaptıran kişilerin bu gibi kısıtlamalara özen

göstermesi iyileşme süreci üzerinde olumlu etkiye sahiptir.

Saç ekimi operasyonu sonrasında hastalar normal beslenme

sistemine dönebilmektedir. Sağlıklı beslenmeye dikkat edilmesi

ekilen saç köklerinin beslenebilmesi açısından önemlidir. Kilo

vermek için diyet yapan kişilerin vitamin ve protein alımı dengelerine

dikkat etmeleri gereklidir.

Saç ekimi sonrasında ilk iki ay özellikle kan dolaşımında sorun olan

kişiler için kan sulandırıcı takviyeler verilebilmektedir. Daha

sonrasında ise saç köklerinin beslenmesini takviye etmek amacıyla

biotin ve saç için yararlı vitaminler içeren ilaçlar yeni ekilen saç

köklerinin güçlenmesine yardımcı olacaktır. İlaçların doktoru

tavsiyesiyle alınması önemlidir. (Saç ekimi hakkında sorular ve

cevaplar)

Saç ekimi sonrasında özellikle ilk 6 ay saç tellerinin makasla

kesilerek kısaltılması önemlidir. Saç köklerinin bıçak veya makas

darbesine maruz bırakılmaması için özen gösterilmesi

gerekmektedir. Yeni ekilen saç köklerinin zarar görmemesi adına

traş makinesi tavsiye edilmemektedir.

Saç ekimi sonrasında 2 haftadan başlayarak 1-2 ay boyunca ekilen

saç tellerinde görülen dökülmeye şok dökülme denilmektedir. Şok

dökülme saç ekimi sonrasında yaşanabilen normal bir süreçtir ve

kişinin bünyesine göre yoğunluğu ve süresi değişiklik gösterebilir.

Evet sakal ve bıyık ekimi sonrasında da şok dökülme

yaşanmaktadır. Kişiden kişiye göre değişiklik gösterse de ortalama

2. haftadan itibaren dökülmeye başlayan kıl köklerinin dökülmesi 2.

aya kadar tamamlanmış olur.